Ahırlı’ya ulaştığınızda şehir merkezinin ortasında tarihî bir cami dikkatinizi çekecek. Halk arasında Çarşı Cami olarak da anılan yapının adı, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bilgi levhasına göre Süleyman Efendi’dir. Anlatılanlara göre, Ahırlı’da bulunan medresede hocalık yapmış olan Süleyman Efendi, pek çok öğrenci yetiştirmiştir. Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen caminin 1875’te Süleyman Efendi’nin ölümünden önce yapıldığı rivayet edilir. 1959’da iki şerefeli bir minare eklenmiş dışarıdan oldukça sade ve gösterişsiz olan yapı, moloz taş duvarlı ve ahşap örtülü olup, düz damı sonradan kırma çatı ile kapatılmıştır. Caminin içi, dış görüntüsüne tezat bir şekilde oldukça süslü ve gösterişlidir. Buraya yapacağınız ziyaret sırasında giriş kapısından itibaren yapının ahşap süslemeleri hemen dikkatinizi çekecek ve yapı kısa sürede sizi kendisine hayran bırakacaktır.
Caminin harimi bütünüyle ahşaptan yapılmış direklerle üç sahna ayrılmış, maviye boyalı direkler tavana kadar süslemelerle bezenmiştir. Benzer şekilde yapının ahşap minberi, mihrabı ve tavan göbekleri oldukça özgündür. Özellikle minberi son derece ilgi çekici bir forma sahip olup işlemeleri de benzersiz bir güzelliktedir. Caminin tavan göbekleri geometrik desenlerle ve yıldızlarla bezenmiş olup yapı içerisinde sarı, lacivert ve beyaz renklerle bir renk cümbüşü oluşturulmuştur. Devşirme malzemeler arasında, özellikle biri oldukça dikkat çekicidir. Yapının avlu duvarına yerleştirilen latince bir kitabenin M.Ö. I. yüzyılda İsauira bölgesinde yaşayan Demetriontos’a adlı bir askeri komutana ait olduğu ifade edilmektedir.
Ahırlı’ya geldiğinizde, kendine özgü mimarisi ve süslemesi ile görülmeye değer Süleyman Efendi Camii’yi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Cami, mütevazı görüntüsünün arkasında gizlediği hoş ve güzel süslemeleri ile Ahırlı insanı hakkında size sırlar verecektir.


